Paradigma Yayıncılık > Kitaplar > Felsefe-Düşünce > Düşünce > Metafiziğe Giriş

Metafiziğe Giriş

Introduction à la métaphysique

Bergson bilimler çağında metafiziğin neden hala gerekli olduğunu açıkladığı metninde, metafiziğin “sezgi” metodunu, okuruna sezgi tecrübesi yaşatmayı hedefleyen bir kurgu ve üslupla sunar. Kendine has bakış açısını ortaya koyduğu bu yoğun metni, felsefesinin özeti mahiyetindedir.

  • Metafiziğe Giriş ilk kez 1903 yılında yayınlanmış, kısa sürede pek çok dile çevrilmiş ve Bergson’un filozof olarak dünya çağında kazanacağı şöhretin bir bakıma fitilini ateşlemiştir. Bergson bilimler çağında metafiziğin neden hala gerekli olduğunu açıkladığı metninde, metafiziğin “sezgi” metodunu, okuruna sezgi tecrübesi yaşatmayı hedefleyen bir kurgu ve üslupla sunar. Kendine has bakış açısını ortaya koyduğu bu yoğun metni, felsefesinin özeti mahiyetindedir.

    Felsefesiyle olduğu kadar yazarlık üslubuyla da iz bırakmış olan Bergson, 1927 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştür.

    “Felsefenin gerçek değeri, düşünceyi kendi üzerine döndürmektir. Bergson, kesin bilimlerden beslenmiş bir zihnin vazgeçemeyeceği bir açıklık gücüyle kombine ettiği büyülü silahlarını, şiirden ödünç alma cesaretini gösterdi. En muhteşem ve en yeni imgeler, metaforlar; kendi bilincinde yaptığı keşifleri ve kendi iç tecrübelerinin sonuçlarını başkasının bilincinde de meydana getirme arzusuna hizmet eder. Bu üslubun, musiki camiasında Debussy’nin eserlerinin meydana getirdiği çok incelikli ve rahat üslup ile hemen hemen çağdaş olduğu gözlemimi paylaşmama izin veriniz.”

    Paul Valery


    Satın Alma Linkleri

  • Henri Bergson

    1859 yılında Paris’te, Polonya göçmeni Yahudi bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelir. Lisedeki matematik öğretmeninin ifadesiyle ‘matematikçi olabilecekken, sadece felsefeci olmayı tercih eden’ Bergson, Ecole Normale Superieure’ün (Yüksek Öğretmen Okulu) giriş sınavını üçüncülükle kazanır. 1881 yılında mezun olmasını takiben beş yıl boyunca hem lise öğretmenliği yapar hem de üniversitede öğretim görevlisi olarak dersler verir. 1888 yılında savunacağı doktora tezini bu yıllarda şekillendirir ve felsefesinin temellerini meydana getiren düşünsel keşifler gerçekleştirir. Doktora tezini savunmasının ardından çeşitli okullarda felsefe hocalığı yapmayı sürdüren Bergson, 1911-1912 yıllarında bir filozof olarak ilk eserlerini yayınlatmaya başlamasıyla kısa sürede dünya çapında ünlenir. Eserleri, başta İngilizce olmak üzere yabancı dillere tercüme edilir. Yaşadığı dönemin egemen felsefe yaklaşımı olan pozitivizm karşısında spiritüalist ve vitalist bir pozisyon alan Bergson ‘içgörü/sezgi’ konusundaki düşünceleriyle adını felsefe tarihinin ‘büyük filozoflar’ kervanına yazdırır. Yahudi bir ailenin mensubu olan ve olgunluk çağında Katolik Hristiyan inancını benimseyen Bergson, savaş yıllarında kendisine teklif edilen imtiyazı reddederek sarı Davut yıldızını yakasında taşımıştır. Felsefesiyle olduğu kadar yazarlık üslubuyla da tarihe geçen Bergson Nobel Edebiyat Ödülü (1927) almıştır. Ahlakın ve Dinin İki Kaynağı, Madde ve Bellek, Yaratıcı Evrim, Bilincin Dolaysız Verileri Üzerine Deneme gibi birbirinden değerli birçok eser sığdırdığı seksen iki yıllık ömrü, 1941 yılının 3 Ocak günü dudaklarından dökülen ‘baylar, saat beş, ders bitmiştir’ sözleriyle verdiği son nefesiyle nihayete ermiştir.

  • Çevirmen: Atakan Altınörs
    Yayın Tarihi 2011-12-30
    ISBN 9757819790
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Dil TÜRKÇE
    Sayfa Sayısı 94
    Cilt Tipi Karton Kapak
    Kağıt Cinsi 1. Hm. Kağıt
    Boyut 14 x 23 cm

Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız

Türkçesi: Atakan Altınörs

2018 © Tüm Hakları Saklıdır.