Modern zamanların önde gelen filozoflarından José Ortega y Gasset, Omurgasızlaştırılmış İspanya kitabında ülkesini acımasız bir şefkatle mercek altına alır ve 20. yüzyılın başındaki İspanya’yı tüm sorunlarıyla masaya yatırır. Eser, İspanya’nın hastalığını “partikülarizm” kavramıyla açıklar. Bununla kastedilen, sadece herhangi etnik bir grubun bağımsızlık isteği değildir. Filozofa göre asıl korkunç olan partikülarizm, toplumun su geçirmez bölmelere ayrılmasıdır. […]
» devamını okuYirminci yüzyılın en sarsıcı düşünürlerinden José Ortega y Gasset’in “magnum opus”u Kitlelerin İsyanı, yazılışının üzerinden geçen bir asra rağmen güncelliğini yakıcı bir surette koruyan bir çağ teşhisidir. Albert Camus’nün takdirle andığı bu eser; kaba kuvvetin ve sloganın hâkim olduğu bir dünyaya karşı zarafetin, entelektüel çabanın ve tarihî şuurun âdeta bir müdafaanamesidir. Ortega, medeniyetin nimetlerini binbir […]
» devamını okuUkrayna’da dil; yüzyıllar boyunca siyasal dönüşümlerin ve kültürel mücadelelerin merkezinde yer aldı. Ulus inşası sürecinde dil politikaları bir taraftan kimliğin diğer taraftan ise egemenliğin güçlü bir sembolüne dönüştü. Günümüzde Ukrayna ile Rusya arasında süren savaş da yalnızca askerî bir mücadele değil; dilin güvenlik, kimlik ve siyasetle iç içe geçtiği çok katmanlı bir çatışmayı yansıtıyor. Cephedeki […]
» devamını okuİman ve akıl arasındaki ilişki, asırlardır süregelen bir tartışma konusudur. Bu tartışmanın önemli bir boyutunu ise inancın dili oluşturur: Dini ifadeler nasıl bir anlam taşır? Dinin iddiaları kanıtlanabilir mi? Din dili, bilimsel söylemlerle aynı ölçütlere göre değerlendirilebilir mi? Tam da bu sorular, Wittgenstein’ın ikinci dönem dil felsefesini bu tartışmanın merkezine yerleştirir. Wittgenstein; dili, gündelik hayatta […]
» devamını okuİlk Çağ felsefesi çoğu zaman, bir sabah uyanıp evrenin sırrını sorgulamaya başlayan filozofların hikâyesi gibi anlatılır. Ders kitaplarında Thales sahneye çıkar, her şeyin kökeninin su olduğunu söyler; ardından Anaksimenes her şeyin kaynağının hava olduğunu iddia eder. Bir noktada Sokrates, Platon ve Aristoteles sözü alır; felsefi ilgi insana ve politikaya yönelir... Böylece felsefe tarihi, birbirinden kopuk […]
» devamını okuJuan Donoso Cortés’in bu eseri, onun olgunluk döneminin en berrak metinlerinden oluşur. Cortés bu sayfalarda modern dünyanın fikrî ve siyasi temellerini sorgular; on dokuzuncu yüzyıl Avrupası’nın hızla sekülerleşen zihniyetine karşı, siyaseti teolojiden koparan her yaklaşımın insanı ve toplumu derin bir krize sürüklediğini savunur. Ona göre liberalizm ve sosyalizm, kurtuluş vaat eden ideolojiler değil; insanın Tanrı’dan […]
» devamını okuGünümüzde “Batı medeniyeti” olarak tanımlanan ülkelerde, Müslümanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Hristiyan olmayanların sistematik olarak yok edilmesi ne zaman, nerede, nasıl ve neden başladı? Modern Dünyanın Kökenleri; işte bu büyük soruya cevaben, Orta Çağ Batı Avrupa’sındaki tüm Müslüman ve Yahudi toplulukların ortadan kaldırılmasını ilk defa bir bütün olarak ve özgün bir soykırım kuramı çerçevesinde […]
» devamını okuParadigma is a publishing house that stands out with its original contributions to social sciences in Turkey since the 90s. Founded by the late Prof. Hüsamettin Arslan and Prof. Ahmet Cevizci, Paradigma Publications publishes quality works in the fields of sociology, philosophy, literature, history and communication studies. With its books, Paradigma has not only been […]
» devamını okuÇin’in ekonomik yükselişi küresel düzen içerisinde birçok değişimi beraberinde getirdi. Siyasi, ekonomik ve kültürel kabullerin dönüşümüne öncülük eden bu süreç, elbette az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri Çin ile iş birliği yapmaya teşvik ediyor. Bu ülkeler arasında en öne çıkanlar ise Nijerya, Kenya ve Güney Afrika. Anglosakson kültürel mirasının temsilcisi olan bu üç ülke; Çin […]
» devamını oku▷ Türkiye’nin en önemli güvenlik sorunu ne? ▷ Yunanistan’la on yıllardır yaşanan anlaşmazlıklar çatışma boyutuna tırmanır mı yoksa ortak çıkarlar etrafında bir uzlaşı mümkün mü? ▷ İsrail’in yayılmacılığı Türkiye için ne kadar yakın bir tehdit? ▷ Rusya-Ukrayna Savaşı Türkiye’nin ulusal çıkarlarını nasıl etkiliyor? ▷ FETÖ ile mücadelede sona yaklaşıldı mı? ▷ PKK terörü nihayet bitiyor […]
» devamını okuBu eser, René Guénon’un metafizik düşüncesinin en derin ve titiz örneklerinden biri olarak, hem İslâm tasavvufunun bâtınî yönünü hem de Uzak Doğu’nun geleneksel hikmetini incelemektedir. “Zâhir” ile “bâtın”, “şeriat” ile “hakikat”, “tefekkür” ile “fenâ” gibi merkezî kavramlar etrafında örülen metinler; tasavvufun yalnızca ahlâkî bir yol değil, aynı zamanda saf bir metafizik doktrin ve inisiyatik bir […]
» devamını okuTeosofizm, ekseriyetle “Doğu ve Batı doktrinlerini birleştiren bir ezoterik hikmet sistemi” olarak tanımlanır; kimi çevrelerde kadim bilgeliklerin modern bir yankısı olarak takdim edilir. Bu iddianın merkezinde, 1875 yılında kurulan Teosofi Cemiyeti ve onun tartışmalı kurucusu Madam Blavatsky yer alır. Hindistan mistisizmi, Budist telakkiler, ruhçuluk ve Batı okültizminin parçalarını bir potada erittiğini öne süren bu cemiyet, […]
» devamını okuRuhçuluk, 19. yüzyılın ortalarında Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkmış, kısa sürede Avrupa’ya yayılmış ve kimi zaman “ölülerle irtibat”, kimi zaman “reenkarnasyon” ve “atalar kültü” gibi inançlarla iç içe geçmiş bir fenomen hâline gelmiştir. Bir yandan bilimsel terminolojiyle konuşmayı denerken, diğer yandan modern toplumun manevi boşluğuna sözde mistik bir cevap sunma iddiasında bulunan ruhçuluk, teosofizm başta […]
» devamını okuElinizdeki kitap, René Guénon’un muhtelif mecralarda neşredilmiş, birçoğu kitaplaşmamış yahut gözden kaçmış makalelerinden yapılan titiz bir seçkidir. Mülahazalar, yalnızca bir araya getirilmiş yazılardan ibaret değildir; Guénon’un düşünce sistemini oluşturan metafizik, kozmoloji, geleneksel sanatlar, inisiyasyon, sembolizm, modern zihniyet eleştirisi gibi temel meselelerin belli bir disiplin altında tasnif edilerek yeniden inşa edildiği bir derinlik arz eder. Her […]
» devamını okuTeknoloji uzun müddet sadık bir dost olarak görüldü; zira hayatı kolaylaştırıyor, hızlandırıyor ve uzatıyordu. Ancak bu dostluk, sorgusuz bir bağlılığı da beraberinde getirdi. Ünlü kültür eleştirmeni Neil Postman, Teknopoli: Kültürün Teknolojiye Teslim Oluşu adlı eserinde bu değişimin iç yüzünü ele alıyor. Keskin tespitlerle dolu, yer yer esprili ve çoğu zaman ürkütücü bu çalışmasında Postman; bizi […]
» devamını okuElinizdeki kitap, Avrupa kıtasına yalnızca bir coğrafya ya da siyasal birlik olarak değil, aynı zamanda felsefi ve etik bir mirasın taşıyıcısı olarak yaklaşan özgün bir çalışma. Derrida’nın düşüncesinden ilhamla hazırlanan bu eser, Avrupa’nın geçmişe dayalı bir kimlik inşası olduğu kadar geleceğe açık bir “umut imgesi” olarak da nasıl yeniden ele alınabileceğini sorguluyor. Derrida’nın “fark,” “miras,” […]
» devamını okuİnsanlar arasındaki iletişim yalnızca kelimelerle gerçekleşmiyor. Amerikan antropolog Edward T. Hall’un kült eseri Sessiz Dil, bu sözsüz iletişimin derinliklerini keşfeden, alanında öncü bir çalışma. Kitap, bireylerin farkında olmadan ilettiği mesajların insan ilişkilerinde nasıl belirleyici bir rol oynadığını gözler önüne seriyor. Hall, insan doğasına atfedilen birçok davranışın aslında öğrenilmiş ve kültürel olarak şekillenmiş olduğunu savunuyor. Beden […]
» devamını okuSosyal bilimlere ilginin belki de en dipte olduğu dönemi yaşıyoruz. Bilimin yalnızca pratik sonuç ve fayda kaygısıyla değerlendirilmesi, ekonomik nedenler, internet ve yapay zekâ uygulamaları… Tüm bunlar bizi bu noktaya getirdi. Eğitimi sadece bir iş kapısı olarak görenler sosyal bilimlere sırt çeviriyor. Üniversitelerde bölümler kapanıyor, kadrolar azalıyor, dersler bir bir kaldırılıyor. Peki, gerçekten sosyal bilimlere […]
» devamını okuGünümüz medeniyeti tekniğin durmaksızın genişlediği ve geri döndürülemez hakimiyetinin hayatın her alanına yayıldığı teknik bir medeniyettir. Hiçbir sosyal, insani veya manevi olgu, modern dünyadaki teknik olgusu kadar önemli değildir ancak hiçbir konu da teknik kadar az anlaşılmamıştır. Fransız filozof Jacques Ellul’ün, alanında bir klasik olan bu eserinde tekniğe dair öne sürdüğü görüşleri, yazıldığı dönemde bir […]
» devamını okuSosyolog, çevirmen ve yayıncı Hüsamettin Arslan, iktisat felsefecisi Feridun Yılmaz, askerî tarihçi Gültekin Yıldız ve yazar/şair Mevlâna İdris bu kitapta Türkiye’nin konuşmayı ve tartışmayı sürdürdüğü meseleleri ele alıyor. Farklı disiplinlerden gelen bu isimler Kemalizm’den Kürt meselesine, darbelerden seçimlere, hükümet sistemi tartışmalarından Türkiye’nin jeostratejik konumuna kadar birçok konuyu enine boyuna masaya yatırıyor. Gündemimizi meşgul etmeyi sürdürecek […]
» devamını okuSosyolog, çevirmen ve yayıncı Hüsamettin Arslan, iktisat felsefecisi Feridun Yılmaz, askerî tarihçi Gültekin Yıldız ve yazar/şair Mevlâna İdris bu kitapta Türkiye’yi şekillendiren kavramları tartışmaya açıyor. İnsan olmaktan dil ve kültüre, siyasi ideolojilerden din-bilim ilişkisine, tarih algısından şiddet ve teröre fikirlerimize yön veren birçok kavram bu kitapta sadece derinlemesine incelenmiyor aynı zamanda müzakere ediliyor. Küresel ve […]
» devamını okuÇağdaş Küresel Medeniyetin Ontolojisi: İbn Haldun’dan John Searle’e Küresel Medeniyet Okuması, öncelikle İslam medeniyetinin ve diğer kültürlerin karşı karşıya kaldığı modern ve güncel sorunların ontolojisini teorik açıdan analiz etmektedir. Eser Türk filozof Şaban Teoman Duralı’nın “Çağdaş Küresel Medeniyet”e dair düşüncelerini, inşa ettiği kavramlarla bir adım daha ileriye taşımaktadır. Başta İbn Haldun, Franz Brentano ve John […]
» devamını okuBu kitap Sezai Karakoç’un siyasi düşüncesini anlatıyor. Karakoç’un fikirlerinin geleneksel İslam düşüncesindeki kökenlerini ve modern siyasi akımlara yönelttiği eleştirileri, nihayetinde Karakoç’un kendisine has, estetik bir politik düşünce geliştirmesini ortaya koyuyor. Kitapta Karakoç’un siyaseti “sanat olarak siyaset” bağlamında tanımlaması, eleştirilerinin romantizm ve varoluşçuluk akımlarıyla ilişkisi ve Gazali, İbn Arabi ve de Mevlana’nın kuruculuğundaki düşünceleri inceleniyor. Karakoç’un […]
» devamını okuRobert Nisbet, Batı’nın refah toplumunda yazmış bir “kriz” sosyoloğudur. Onu kriz sosyoloğu yapan, 20. yüzyılda içinde yaşadığı modern Batı toplumunun bunalımıdır. Bu bunalım 19. yüzyılda yaşanan tarihsel-toplumsal krizin sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu kriz ise Fransız ve Endüstri devrimleriyle başlayan tarihsel ve toplumsal bir sürecin, geleneksel aracı kurumların çöküşünün, gücün merkezileşmesinin ve sekülerleşmenin ürünüdür. Başka bir […]
» devamını okuMedeniyetimizin yapı taşı “aşk”tır ve aşksız kaldıkça gerek birbirimizle gerek eşya ile ilişkilerimiz bozulmaktadır. Bu ilişkileri ayakta tutan temel ölçüt kaybolduktan sonra gün yüzüne çıkan “sorunlar” ise aslında birer semptomdan ibarettir. Kök mesele çözülmedikçe, meseleler zamanın ruhuna göre yeni kılıklara bürünerek karşımıza çıkacak ve toplumsal inşa sürecimiz akamete uğramaya devam edecektir. Fatmanur Altun, Aşk Bitti […]
» devamını okuBilim ve teknolojideki gelişmeler insanın varoluşunu ve toplumsal düzeni tehdit ediyor. Aynı zamanda bu gelişmeler devletlerin beden üzerindeki tahakkümünü tarihte hiç olmadığı kadar güçlendiriyor. Geleneksel yöneten-yönetilen ilişkisi anlayışında radikal bir değişime tekabül eden biyopolitika günümüz ulus devletlerin politika yapma biçimi hâline geldi. Bu süreçte ortaya çıkan etik ikilemler ise klasik kuramlarla çözülemeyecek kadar karmaşıklaştı. Soner […]
» devamını okuBu kitabın amacı “problemsiz veya sorunsuzmuş” izlenimi veren ve genelde öyle olduğu peşinen kabul edilen “yöntem” ile yöntem düşüncesini, entelektüel açıdan anlamlı bir probleme dönüştürerek tartışmaya açmaktır. Arslan’ın Yöntemi Aşan Bilim çalışması doğa bilimlerinde ve sosyal bilimlerde kullanılan yöntemlerin analizini yapma gayesi taşımaz; hedefi “yöntem”in ve yöntem düşüncesinin entelektüel tarihte aldığı formları belirlemektir. Cevabını aradığı […]
» devamını okuBatı dünyasındaki keşifler, sömürgecilik faaliyetleri, merkantilizm, ilmî ve teknolojik ilerleme, zihniyet değişmeleri gibi gelişmeler sanayi inkılabına yol açan şartları oluşturdu. Aynı gelişmeler -ki Osmanlı toplumu aynı süreçlerden geçmedi- Osmanlı İmparatorluğu’nu olumsuz yönde etkiledi. Bu çerçevede Osmanlı ekonomisinin bahsedilen gelişmelere uyum sağlayamamasının sebepleri Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş sebepleriyle benzerlik gösteriyor. Hüsamettin Arslan’ın Osmanlı devletinin toplum yapısını merkeze […]
» devamını okuSenin adın benim sağaltımımdır ey Tanrım, Seni hatırlamak benim çaremdir. Sana yakın olmak benim ümidimdir. Sana duyduğum sevgi benim refakatçimdir. Merhametin sağaltımımdır ve kurtarıcımdır, Hem bu dünyada hem öte dünyada. Senin sanatın gerçekte bütün cömertliktir, Bütün bilgidir, Bütün bilgeliktir. Bahama Duası Bilimsel İhtilaflar: Ziya Özel ve Zakkum Vakası, günümüz dünyasının büyük problemi “kanser” hakkında, kanser […]
» devamını okuGelişen teknoloji ve dijitalleşme bilgiye ulaşmayı çok kolaylaştırdı. Ancak bu kolaylık beraberinde başka kavramları hayatımıza soktu: Dezenformasyon, post-truth, manipülasyon, infobezite, mezenformasyon ve infodemi gibi kavramları daha sık duyar olduk. Gazete, dergi, televizyon ve filmlerin yanında artık sosyal medya ve dijital medya platformları da bizim tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmeye, siyasi tercihlerimizi yönlendirmeye kısaca bütün hayatımızı şekillendirmeye çalışıyorlar. […]
» devamını okuHakikat ve Yöntem güçlü bir kitaptır; gerçekten de felsefi hermenoytiğin klasiği hâline gelmiştir – savaş sonrası Alman felsefesinin ihraç edilmeye elverişli ve değerli birkaç başarısından biridir. Hakikat ve Yöntem mütevazı bir başlama noktasından, Geisteswissenschaften’a (anlam bilimleri) uygun epistemoloji sorunundan hareketle sanat, tarih, dil alanlarında ve Batı felsefe geleneğinde dolaşır ve bir evrensel ontolojiye ulaşır. Bu […]
» devamını okuPierre Bourdieu şüphesiz 20. yüzyılın önde gelen düşünürlerinden biri. Fikir ve eserleri sosyal bilimler dünyasında birçok çalışmaya ilham olmaya devam ediyor. Bourdieu’nün çalışmaları sosyal sınıf, kültürel sermaye ve toplumsal eşitsizliğin yeniden üretilmesini anlamamız için oldukça önemli. Bourdieu’nün Collège de France’ta yaptığı etkileyici açılış konuşması hem kendi düşünce dünyasına hem de dönemin tartışmalarına dair kapsamlı bir […]
» devamını okuBu Ülke, Umrandan Uygarlığa ve Mağaradakiler gibi kültür hayatımızda kalıcı iz bırakan kitapların müellifi, düşünce tarihimizin en üretken ve özgün kalemlerinden Cemil Meriç hakkında bir kitap… Hüsamettin Arslan, Entelektüel Babam adlı geniş ufuklu kitabında Cemil Meriç’le ve metinleriyle diyaloğa giriyor. Onun entelektüel serencamından yola çıkarak düşüncelerinin çeşitli boyutlarını Türkiye’nin modernleşme meseleleriyle birlikte ele alıyor. Meriç’le […]
» devamını okuBir insanın kendine koyabileceği en makul ahlaki hedef “daha iyi bir insan olmak” iken, bunu Tanrı'yı örnek alarak yapmak ne kadar insanidir? Bir insan daha ahlaklı, daha iyi, daha mutlu olabilmek için Tanrı'yı modellemek zorunda mıdır? İnsanın tanrısal ve kutsal kabul ettiği alanla irtibatının her zaman sorulara ve meraklı bakışlara namzet olduğu düşünüldüğünde, bir felsefî […]
» devamını okuBüyük idealist filozof Georg Wilhelm Friedrich Hegel, ortaya koyduğu fikir ve eserlerle günümüz dünyasını anlamak için hala vazgeçilmez bir isimdir. Tarih, devlet, uluslararası ilişkiler ve din gibi alanlarda yaptığı önemli çalışmaların kıymetini geçen uzun seneler azaltamamıştır. Hegel için tarih, devlet ve uluslararası ilişkilerin aslî kurucu unsuru dindir. Din olgusu bilinmeden Hegel felsefesini anlamak mümkün değildir. […]
» devamını okuBu çalışma, 20. yüzyılın önemli düşünürlerinden biri olmasına rağmen çağdaşlarının çoğuna nispetle ülkemizde neredeyse hiç tanınmayan bir Alman filozofun, Eric Voegelin’in (1901-1985) politika teorisini, moderniteye yaptığı eleştiri çerçevesinde ele alıyor. Geçtiğimiz yüzyılın en tartışmalı filozoflarından biri olan Voegelin, “aşkın tecrübe”yi politik teorinin dışında bırakan yahut hiçe sayan modern politika teorilerini radikal bir tarzda eleştirir. Onun […]
» devamını okuABD’nin Irak ve Afganistan’ı işgali, Suriye başta olmak üzere Arap Baharı sonrası iç savaş sarmalına giren bölge ülkeleri, Doğu Akdeniz’deki mücadele, savaş ve kıtlık gibi nedenlerle yerlerinden ayrılmak zorunda kalan milyonlarca insan ve salgın karşısında aciz kalan büyük güçler… Yakın tarihte şahit olduğumuz bu olaylar büyük trajedilere yol açtı. Barış ve adalet sağlaması beklenen uluslararası […]
» devamını okuTürkiye’de on dokuzuncu yüzyılın başından bu yana bir entelektüel veya epistemik kirlenme, bu epistemik kirlenmenin yol açtığı bir epistemik kargaşa veya epistemik bunalım yaşanmaktadır. Entelektüel hayatımıza fizyonomisini armağan eden temel fenomen bu epistemik bunalımdır. Kaldı ki en dehşet verici alçalma entelektüel alçalmadır. Bununla birlikte bilim denilen devasa kurumun sosyolojik açıdan nasıl ele alınabileceği, bilime ülkemizden […]
» devamını okuAforizmatik bir üsluba ve metafora başvuran Hüsamettin Arslan, popüler entelektüel kültürümüzün geçer akçeleriyle hesaplaşırken okurlarını her daim sorumlu olmaya, “mesul” olmaya davet eder: Bedeninden, ruhundan ve eylemlerinden, dostlarından ve düşmanlarından, sevgisinden ve nefretinden, komşusundan ve başka insanlardan ve her şeyden önemlisi “özgürlüğünden” sorumlu olmaya… Hüsamettin Arslan’ın Jöntürkler Jönkürtler Muhafazakârlar kitabı iktidar, otantisite, dil, muhafazakârlık, etnisite, […]
» devamını okuBu kitabın, bilimin doğasıyla ilgili görüşlere mütevazı, açık-seçik ve temel bir giriş kitabı olması tasarlandı. İster felsefe öğrencilerine, ister bilimle ilgili son teorilere aşina olmak isteyenlere olsun, bilim felsefesi öğretirken, giderek insanın işe yeni başlayan birine tavsiye edebileceği ne uygun tek bir kitap, hatta ne de az sayıda kitap bulunduğunu farkettim. Modern görüşler hakkındaki ulaşılabilir […]
» devamını okuKıta Avrupası felsefesi, öğrenebildiğim veya tahmin edebildiğim kadarıyla, felsefe alanında analitik felsefenin etkisi altında kalan Türk entelektüel ve akademik hayatında, yakın zamanlara kadar önemli ölçüde ihmal edilmiştir. Analitik felsefe tipik bir biçimde, bilimsel akılla doğa bilimlerinin yöntemlerine duyulan hayranlığı, tarihin ihmali ve, en azından bilgi ve hakikat iddialarında bulunduklarında, diğer söylem ve tecrübe formlarına duyulan […]
» devamını okuRobert Nisbet’in elinizdeki metni genelde bir düşünce tarihi, özelde bir sosyoloji tarihi, yani sosyal düşüncenin tarihi kitabıdır. Sosyolojik Düşünce Geleneği’nde Nisbet, “sosyolojinin altın çağı” diye nitelendirdiği çağı (1830-1900), on dokuzuncu yüzyılın sosyal filozoflarının şu beş büyük temasının ana hatlarını çizerek ele alıyor: cemaat, otorite, statü, kutsal ve yabancılaşma. Bu kitapta, Avrupa’nın sosyoloji mirasını; Tocqueville, Comte, […]
» devamını okuBu kitap sorunlara ve açıklamalara, yani açıklama ihtiyacı duyan şeylere ve onların açıklanma tarzlarına odaklanarak eğitim sosyolojisine bir giriş, bir başlangıç yapmayı amaçlıyor. Belki de bu kaygıdan hareketle elinizdeki metinde alışılmışın dışında bir yaklaşımı benimseyeceğiz. Bu metnin bakış açısı ilgilerin ve yaklaşımların gelişmesini, doğan ve birbirini izleyen ilgiler ve yaklaşımlar olarak ifade etme anlamında tümüyle […]
» devamını okuEllül hiç kuşkusuz yirminci yüzyılın önemli düşünürlerinden biridir; Sözün Düşüşü Paradigma Yayınevi’ne eşsiz armağanlarından biridir. Özgün bir bakış açısı sunar; dil hakkında, teoloji hakkında, eğitim hakkında ve genelde “görme” ile “işitme,” “göz” ile “kulak” hakkındadır. Modern kültür “görme” kültürüdür; bunun böyle olması ölçüsünde, Sözün Düşüşü çağdaş kültürün çok köklü bir eleştirisidir. Telogların, dil araştırmacılarının, sosyologların, […]
» devamını okuStendhal'in "Racine ve Shakespeare" metni günümüz estetik teorilerine belki çok büyük bir katkıda bulunmaz ancak on yedinci yüzyılın klasik estetiğinden, on dokuzuncu yüzyılın romantik estetiğine geçişi kavramak bakımından dikkate değer bir tarihi öneme sahiptir. Kaldı ki, konuya, birçoklarının yaptığı üzere akademik bir bakış açısıyla değil, öykü anlatıcılı-ğı ekseninde yaklaşır. Onun metnini ayrıcalıklı kılan ve sıradan […]
» devamını oku“Elinizdeki kitap bugünün engizisyonları ile geçmişin engizisyonları arasında dikkat çekici bağlantılar olduğunu ileri sürüyor ve bunu yaparak etkileyici fakat genellikle ihmal edilmiş düşünürlere ışık tutuyor. Ulaştığı sonuçlara ister katılın ister katılmayın, konuyu siz beğeneceksiniz; bu provakatif kitap sizi alıp götürecek.” Elinizdeki kitap tümevarımlı entelektüel bir yolculuk; nispeten çok az örneği ya da benzeri bulunan bir […]
» devamını okuDin çağdaş sosyal hayatın anlaşılmasında incelenmesi gereken temel realitelerden biridir. Elinizdeki editasyon metin din denilen realiteyi farklı boyutlarıylaele alan yirmi sekiz makaleden oluşuyor. Editör Michele Dillon bu yirmisekiz makaleyi beş ana kısma ayırarak tasnif ediyor: Sosyolojik Bilgi Alanı Olarak Din; Din ve Sosyal Değişme; Din ve Hayatın Seyri; Din ve Sosyal Kimlik; Din, Politik Davranış […]
» devamını oku“Muhafazakar düşüncenin babası” ve “ilk muhafazakar” unvanlarıyla anılan Edmund Burke (1729-1797) politika felsefesi, estetik, etik ve gelenek-modernite konularında referans düşünürlerden biri. O, Fransız Devrimi, Amerikan devrimi, liberalizm, muhafazakarlık, devrim, reform, iktisat ve sosyal değişim hakkındaki görüş ve tutumlarıyla, çağdaşı Thomas Paine’den Marx ve Popper’a uzanan hararetli felsefi ve siyasi tartışmaların odağında durmuş ve durmaktadır. White’ın […]
» devamını okuZaman günlük yaşantımızın, varoluşumuzun ve varlık’ın en temel kategorileri-kavramları arasında; hatta kimi düşünürlere göre varık’la iç içe bir kavram. Fizik ve metafiziğin ortak ve çetin bilmecelerinden biri. Çünkü zamanın mahiyetine ilişkin soru ve cevap, düşüncenin-mantığın benzer türdeki paradokslarında olduğu gibi, hem ona “dışarıdan” bakmaya imada bulunur hem de -her şey gibi - kaçınılmaz şekilde onun […]
» devamını okuMetot Üzerine Konuşma Descartes'ın entelektüel otobiyografisi ve felsefesinin özetidir. Bu eserinde, metodik şüphesi, ruh ile madde ayrımı, Tanrı’nın mevcudiyetine dair ispatları ve metodunun kuralları yanında; geçici ahlâk düsturları, düşünce ve dil arasındaki ilişkiye yaklaşımı, kan dolaşımı ve benzeri fizyolojik gözlemleriyle bir arada sunulmaktadır. Bu itibarla Metot Üzerine Konuşma, Descartes’ın düşünce dünyasına giriş için en uygun […]
» devamını okuParadigma Felsefe Sözlüğü'nde, felsefenin yüzlerce yıllık birikimini temsil eden bütün filozof, akım, okul ve terimler yer almaktadır. Klasik felsefeden modern ve çağdaş düşünceye, analitik ve poozitivist felsefeden Marksizme, romantik felsefeye ya da Kıta Avrupası felsefesine geniş bir entellektüel yelpazeyi ele alan Paradigma Felsefe Sözlüğü 300'den fazla filozofun eserleri ve düşünceleriyle ilgili bilgi ve açıklamayla 2500'den […]
» devamını okuOsmanlı sosyal ve ekonomik tarihi üzerine araştırmalar zaman içinde büyük aşamalar kaydetmiş, geçmişten günümüze yerli-yabancı çok sayıda kitap, tez ve makale yayınlanmıştır. Diğer taraftan Osmanlı sosyal ve ekonomik tarihiyle ilgili pek çok hususta –sosyal bilimlerin / insan bilimlerinin hepsinde olduğu gibi- “son söz” söylenmiş değildir; yeni belgeler, yeni bulgular ve yeni bakış açıları farklı tespit […]
» devamını okuBazı eserleri artık klasik statü kazanmış olan büyük Rus düşünürü Nikolay Berdyaev (1874- 1948) özellikle tarih ve toplum felsefesi, felsefi antropoloji, ontoloji ve etik alanlarında yoğunlaşmış çok yönlü ve interdisipliner bir filozof. İnsanın yazgısı, Berdyaev’in felsefesini, dünya görüşünü, ilgilerini ve mesajını bir bütün olarak yansıtan zengin ve görkemli bir kitap. Berdyaev felsefenin asıl konusunun varlık […]
» devamını okuHeidegger’in Çocukları, Heidegger’in Yahudi öğrencileri arasında yer alan bu dört filozofun, içinde yetiştikleri Alman kültürü ve düşüncesiyle ve özellikle de Heidegger’le kişisel ve felsefi ilişkilerini inceliyor; aynı zamanda ‘’Heidegger eleştirmeni’’olan bu filozoflarda, Heidegger etkisinin boyutlarını sergiliyor. Diğer taraftan, merkeze Varlık ve Zaman’ı alarak, Heidegger külliyatının ‘’satır aralarında’’ Heidegger’in politik tutumunun ipuçlarına ve düşünce tarihindeki köklerine […]
» devamını okuBilimin Sınırları ve Bilimsel İhtilaflar Türkçedeki birkaç “bilim sosyolojisi” kitabından biri; Türkiyeli okura cevabını vermeyi umut ettiği soru şu: Bilimin ve bilimsel bilginin sosyolojisi nasıl yapılabilir / Bilimin ve bilimsel bilginin sosyolojisi nasıl mümkündür. Entelektüel komünitemiz bilim tarihi ve bilim felsefesi aşamasından geçti; fakat bilim sosyolojisi aşamasına gelemedi henüz. Elinizdeki kitap Paradigma’nın bu tür endişelerden […]
» devamını okuTürkçedeki çok az kitap Heidegger’in ontoloji ile teoloji arasındaki ilişkisini bu kadar açık ve anlaşılabilir tarzda ortaya koyuyor; Türkçedeki çok az kitap Heidegger’in teknoloji ve üniversite eleştirisini böylesine ikna edici bir tarzda gözler önüne seriyor. Vukuf yüklü, içten, ufuk açıcı ve Heidegger’e empatik. Heidegger’i ve Heidegger etrafında kopan gürültüyü iyi bir anlama fırsatı. Böyle bir […]
» devamını okuBu kitap, Descartes’ın opus postumum’u yani ölümünden sonra yayımlanan eserleri arasında yer alan iki metnin çevirisini bir araya getiriyor. La Recherche de la vérité par la lumière naturelle (Fıtrî/Tabiî Işıkla Hakikatin Araştırılması) başlığını taşıyan ilk metin, hayalî üç karakter arasında kurgulanmış bir diyalogdur. Descartes tamamını yazıp bitiremediği bu metninde, başta metodik şüphesi ve cogito ergo […]
» devamını okuMetafiziğe Giriş ilk kez 1903 yılında yayınlanmış, kısa sürede pek çok dile çevrilmiş ve Bergson’un filozof olarak dünya çağında kazanacağı şöhretin bir bakıma fitilini ateşlemiştir. Bergson bilimler çağında metafiziğin neden hala gerekli olduğunu açıkladığı metninde, metafiziğin “sezgi” metodunu, okuruna sezgi tecrübesi yaşatmayı hedefleyen bir kurgu ve üslupla sunar. Kendine has bakış açısını ortaya koyduğu bu […]
» devamını okuOsmanlı tarihinin bizim tarihimizde ve dünya tarihinde büyük ve belirleyici bir yeri var. Son bin yılın yaklaşık yedi asrını kapsayan Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili araştırma ve çalışmalar bugün yalnız Türkiye'de değil dünyanın önde gelen üniversite ve kurumlarında da önemli bir alan, bir disiplin hâline gelmiş, siyasi-askerî tarih ve kronolojiden kültür, medeniyet, sosyal hayat ve kurumlar […]
» devamını oku“Günümüzde din felsefesi felsefenin çok hızlı gelişen bir dalıdır. Yakın zamanlara kadar din felsefesi uzmanı sayısı son derece az idi; bugün ise sayıları oldukça çoktur ve bu kişiler hatırı sayılır yayınlar yapmaktadır. Fakat buradan hareketle “Din felsefesi, söz gelimi kimyanın nakıştan ayrıldığı gibi diğerlerinden ayrılabilen bir disiplin değildir. Bu kitapta amacım, geleneksel olarak din felsefesinin […]
» devamını okuBu çalışma, 20. yüzyılın önemli düşünürlerinden biri olmasına rağmen çağdaşlarının çoğuna nispetle ülkemizde henüz pek az, neredeyse hiç tanınmayan bir alman filozofun, Eric Voegelin'in (1901-1985) politika teorisini, moderniteye yaptığı eleştiri çerçevesinde ele alıyor. Geçtiğimiz yüzyılın en tartışmalı filozoflarından biri olan Voegelin, "aşkın tecrübe"yi politik teorinin dışında bırakan yahut hiçe sayan modern politika teorilerini radikal bir […]
» devamını okuBabamızla ilgili anılarımız, babamızın kim olduğundan daha önemlidir. İlk kitabımızda oğullar babalarını anlatmıştı, sıra şimdi kızlarda. Farklı meslekten, farklı yaştan, farklı politik görüşlerden 56 kız ve hepsi kendi renginde 56 baba portresi: "Her düşüncem babamı söyler, her biri değişik ötekinden."
» devamını okuHeideeger: Moderniteyle Hesaplaşma / Teknoloji, Politika, Sanat'a kılavuzluk eden fikir Martin Heidegger'in teknoloji anlayışı ile Nasyonal Sosyalizm'le ilişkisi ve Nasyonal Sosyalizm anlayışı. Zimmerman, Heidegger'in modern teknoloji yorumunun reaksiyoner politik görüşlerinden doğduğunu öne sürüyor; Heidegger'e göre modernite ve endüstriyelizm Batı'nın çöküşünün tezahürleridir. Modern teknolojinin özü, teknik bilgi ya da aygıt değil, şeyleri özel bir ifşa tarzı; […]
» devamını okuRomantizm, Paragmatizm ve Dekonstrüksiyon Coloridge, Shelley ve alman ironistlerin formüle ettikleri bir felsefi akım olarak romantizmin; "aklın tiranlığı" anti-düalist bir felsefe adına reddeden bir akım olarak romantizmin arka bahçesini yorumlama girişiminde bulunuyor. William James ve John Dewey'in felsefesine meydan okumaları, arka bahçe önünde, metafiziğin ve geleneksel edebiyat teorisinin geç post-yapısalcı dekonstrüksiyonlarını dikkate alarak tartışıyor. Derrida'nın […]
» devamını okuBeni unutma mı dedin? Hayır zavallı ruh, şu çılgın kafa durdukça çıkmayacaksın içinden, seni unutmak ha? Aklımın kara tahtasından silerim de bütün boş anıları, bütün kitaplarda yazılan, çizilenleri, gençliğimden, öğrenciliğimden kalanları. Yalnız senin buyruğun kalır. -William Shakespeare Artık babasız olduğuna göre bir babanın hatırasıyla uğraşmaya mecbursun. Çoğu zaman bu hatıra, yaşayan bir babadan daha güçlüdür; […]
» devamını okuSenin adın benim sağaltımımdır ey Tanrım, Seni hatırlama benim çaremdir. Sana yakın olmak benim ümidimdir. Sana duyduğum sevgi benim refakatçimdir. Merhametin sağaltımımdır ve kurtarıcımdır, Hem bu dünyada hem öte dünyada. Senin sanatın gerçekte bütün cömertliktir, Bütün bilgidir, Bütün bilgeliktir. Bahama Duası Sosyal Fenomenler Olarak Bilimsel İhtilaflar / Nerium Oleander (Zakkum) Tartışması günümüz tıbbının ve dünyasının […]
» devamını okuElinizdeki metin Richard Kearney’nin yirmi yılı aşkın bir süre Kıta Avrupasının önde gelen filozoflarıyla, edebiyat teorisyenleriyle, antropolog ve din düşünürleriyle yaptığı mülakatlardan bazılarını içeriyor. Çağdaş Filozoflarla Söyleşiler/Kıta Felsefesi Tartışmaları’nda yer alan metinler daha ziyade filozoflarla söyleşilerden oluşuyor. Filozoflar kendi çağlarının güncel politik ve kültürel sorunları hakkında ne düşünüyorlar? Filozoflar kendi “soyut” teorilerinin çağlarının sosyal problemleriyle […]
» devamını oku"Yirminci yüzyılın politika felsefesindeki en büyük keşiflerinden biri, hiç şüphesiz Schmitt’e aittir; politik olanın keşfi. Bu, politikanın temellerine ilişkin ontolojik bir keşiftir ve düşünce tarihindeki başka birçok önemli keşif kadar basit ve yalındır; politik olan devleti ve hukuku önceler. İnsanın ontolojik-politik varoluşuna ilişkin bu tez bizi Greklere kadar geri götürür: insan zoon politikondur. Dolayısıyla aslında […]
» devamını okuHiç kimse felsefenin bütün terim ve kavramlarını bilmek zorunda değildir; fakat kitapları sözlüksüz okumak, daha yerinde bir söyleyişle, felsefe kitabını sözlüksüz okumak, daha yerinde bir söyleyişle, felsefe kitabını sözlüksüz okumak, olsa olsa okuyucunun ayıbı olabilir
» devamını okuYargı kararlarının gerçeklendirilmesi, demokratik hukuk devleti idealinin en önemli unsurlardından biridir. Hukuki argümantasyon yaklaşımları, yargı kararlarının gerçeklendirilmesini hukukun ne'liği, hukuk-ideoloji ve hukukretorik ilişkisi gibi hukuk felsefesini de yakından ilgilendiren geniş bir çerçevede tartışır. Uluslararası alanda geniş bir literatüre sahip hukuki argümantasyon yaklaşımlarının temel metinleri Türkçede yok. Dr. Feteris'in bu kitabıyla Türk okuru ilk kez hukuki […]
» devamını okuVoltaire’in Candide’inin “Dr. Pangloss”u, Hannover’in “Lövenix”i Leibniz, Newton ile eşzamanlı olarak icat ettiği diferansiyel hesapla matematik alanında çığır açmış bir dahidir. Çağını aşan düşünceleriyle uzayın ve zamanın mutlak değil, izafî olduğu fikrini geliştirmesiyle izafiyet teorisinin ve “hissedilir olmayan algılar” yaklaşımıyla da modern bilinçaltı psikolojisinin temellerini atmıştır. Felsefî yaklaşımıyla ise Frege’den Kripke’ye kadar birçok yirminci asır […]
» devamını oku"Düş ünmenin ne demek olduğunu ancak, bizzat ancak kendimiz düşünürsek anlayabiliriz. Böylesine bir çabanın muvaffakiyeti, düşünmeyi öğrenmek için hazır olmamızı gerektirir. Felsefeye ilgi duyulması, düşünmeye hazır olduğunun göstermemektedir. Şüphesiz her yerde felsefe ve sorularına ilşkin çok ciddi çalışmalar bulunmaktadır. Bilim adamlarının, felsefe tarihinin araştırılmasına yönelik olarak gerçekleştirdikleri övgüye değer zahmetli çalışmaları var. Bu alanda oldukça […]
» devamını okuCarl Schmitt'in muhalefet ettiği şeylerin listesi bir hayli uzundur. Schmitt, çok partili parlamenter demokrasinin gördüğü suretlerine muhalif olmuştur. Tıpkı 1. Dünya Savaşı'ndaki mağlubiyet sonrası Almanya'da kurulan Weimar Cumhuriyeti'nde güçlü bir siyasi alternatif olarak beliren proleter sınıf diktatörlüğünü yücelten sosyalizme karşı olduğu gibi. Keza " ekonomik akıl" ve "teknik akıl" da muhalefet ettikleri listesinden hiç düşmemiştir. […]
» devamını okuGrekçede logos ile başlayan bir düşünce yolculuğunun Latince ratio'ya tercümesi ondokuzuncu yüzyılda son radikal atılımını yapmış ve sosyal bilimlerin dilinde teknik hesaplayıcı bir akla, araçsal akla dönüşmüştür. Rasyonalite farklı tanımlamalar altında da olsa sosyal bilimlerde bu araçsal aklın karşılığı olarak kullanılmaktadır. Sosyal bilimler içerisinde kendi sınırlarını en erken belirginleştiren ve kendi iç teorik homojenitesini en […]
» devamını okuBüyük yazarlar büyük okurlardır. Borges her şeyden önce büyük bir okurdur. Dünya edebiyatını hatmetmiş capcanlı bir hafıza. Okurunu dünya edebiyatının en tenha köşelerinden en ışıltılı merkezlerine kadar baş döndürücü bir yolculuğa çıkarır Borges. Bu okuma serüveninin sonunda artık asla başladığınız yerde değilsinizdir. Kimlere uğrayıp sıcak bir hatır sormaz ki edebiyatın bu usta rehberi: Chesterton, Poe, […]
» devamını oku"Yazmak benim için her zaman bir keşif yolculuğu olmuştur." diyor Richard J. Bernstein bu kitabında. Bu keşif yolculuğunun Objektivizmin ve Rölativizmin Ötesi'ndeki ana uğrakları Kartezyenizm, post-empirisist bilim felsefesi ve tarihi, sosyal bilim fikri, hermenoytik, bilim ve praxis; Peter Winch, Thomas Kuhn, Karl Popper, Feyerabend, pragmatizm ve Rorty, Frankfurt Okulu ve Habermas, Arendt... Descartes'tan James'e, Heidegger'den […]
» devamını oku"Hakikat ve Yöntem güçlü bri kitaptır; gerçekten de felsefi hermenotik klasiği haline gelmiştir savaş sonrası Alman felsefesinin ihraç edilmeye elverişli ve değerli bir kaç başarısından biridir. Hakikat ve Yöntem mütevazı bir başlkama noktasından, Geisteswissenschaften (anlam bilimleri)'a uygun epistemoloji sorunundan hereketle sanat, tarih, dil alanlarında ve batı felsefe geleneğinde dolaşır ve bir evrensel ontolojiye ulaşır. Bu […]
» devamını oku"Hakikat ve Yöntem güçlü bri kitaptır; gerçekten de felsefi hermenotik klasiği haline gelmiştir savaş sonrası Alman felsefesinin ihraç edilmeye elverişli ve değerli bir kaç başarısından biridir. Hakikat ve Yöntem mütevazı bir başlkama noktasından, Geisteswissenschaften (anlam bilimleri)'a uygun epistemoloji sorunundan hereketle sanat, tarih, dil alanlarında ve batı felsefe geleneğinde dolaşır ve bir evrensel ontolojiye ulaşır. Bu […]
» devamını oku"Hakikat ve Yöntem güçlü bri kitaptır; gerçekten de felsefi hermenotik klasiği haline gelmiştir savaş sonrası Alman felsefesinin ihraç edilmeye elverişli ve değerli bir kaç başarısından biridir. Hakikat ve Yöntem mütevazı bir başlkama noktasından, Geisteswissenschaften (anlam bilimleri)'a uygun epistemoloji sorunundan hereketle sanat, tarih, dil alanlarında ve batı felsefe geleneğinde dolaşır ve bir evrensel ontolojiye ulaşır. Bu […]
» devamını oku"Hakikat ve Yöntem güçlü bri kitaptır; gerçekten de felsefi hermenotik klasiği haline gelmiştir savaş sonrası Alman felsefesinin ihraç edilmeye elverişli ve değerli bir kaç başarısından biridir. Hakikat ve Yöntem mütevazı bir başlkama noktasından, Geisteswissenschaften (anlam bilimleri)'a uygun epistemoloji sorunundan hereketle sanat, tarih, dil alanlarında ve batı felsefe geleneğinde dolaşır ve bir evrensel ontolojiye ulaşır. Bu […]
» devamını okuEdebi eserin anlamı nedir? Edebi eserleri incelemenin ölçütleri nelerdir? Edebi eserleri niçin ve hangi niteliklere göre gruplandırıyoruz? Çağlara ve belirli tarihsel dönemlere göre edebiyat anlayışlarının değişmesinin sebepleri nelerdir? Bu kontestte edebiyat eserlerinin değişen ve değişmeyen / değişmez nitelikleri nelerdir? Bir edebi eserin iyi ya da kötü, önemli ya da önemsiz, mükemmel ya da kusurlu olarak […]
» devamını okuİlber Ortaylı, 20-21. yüzyılların büyük tarihçilerinden biridir. Bu sıfatı hangi şartlar içinde ve nasıl kazandığını, şahsi görüşlerim çerçevesinde anlatmak istiyorum. Yakın dostu olarak değil, sakınmayan kritikleri ile ün yapmış bir tarihçi sıfatımla...Yılmaz Öztuna Bu satırların yazarı, Ortaylı'nın kütüphanesini taşıdıkları pazar günlerinde sayısız araba yolculuğu yaptı. Kâh evinden aldıkları kütüphanesine, kâh kütüphanesinden aldıkları evine taşınırken arada […]
» devamını okuİngiliz empirizminin ve liberal siyaset doktrininin büyük teorisyenlerinden biri olan John Locke’un felsefesi, birçok filozofun kendi düşüncelerini geliştirirken ilham aldığı veya hesaplaştığı bir mahreçtir. Locke An Essay concerning human understanding, Epistola de tolerantia ve Two Treatises on gouvernment başta olmak üzere, kaleme aldığı eserlerinde ortaya koyduğu görüşleriyle felsefe tarihinde mümtaz bir yer edinmiştir. Jean Didier’nin […]
» devamını okuParadigma Yayınevi'nin bu metni yirminci yüzyıl felsefesinin "önemli" düşünür ve filozoflarından Paul Riceour'ün Yorumların Çatışması adlı kitabının birinci cildi. Paradigma filozofun metnini Fransızca ve İngilizce edisyonlarının mukayeseli çevirisiyle takdim ediyor. Yorumların Çatışması okuru farklı alanlarda bir entellektel maceraya davet ediyor: yapısalcılık ve lingüistik analiz, psikanaliz ve özne sorunu, din ve inanç, yorum dil ve hermenoytik. […]
» devamını okuOkuma Alegorileri, Rousseau, Nietzsche, Rilke ve Proust'ta Figürel Dil yirminci yüzyılın önemli dekonstüksiyonist edebiyat eleştirmeni ve teorisyeni Paul de Man’ın (1919-1983) en dikkate değer ve bu yüzden en fazla ilgi gören metnidir. De Man, dekonstrüksiyonist eleştiri geleneğinin önemli düşünürlerinden biridir; bu geleneğe göre dekonstrüksiyonist eleştiri her dilin inşa edilmiş dil olduğu gözlemiyle başlar. bu yüzden […]
» devamını okuKanser araştırma müessesesi, asıl problemin araştırma fonlarının eksikliği olduğuna inanmanızı ister. Bu bakış açısına göre kanserin temel sebebi cehalettir. Bu yüzden kanser denetiminin anahtarı - uyuşukluğumuzu ortadan kaldıracak büyük bir bilimsel atılımı olan - bilgidir. Fakat kanser hakkında zaten çok şey biliyoruz. Sigaranın ve asbestin kansere sebebiyet verdiğini, fazla yağlı, lif oranı düşük, çok tuzlu […]
» devamını okuPropaganda çağında yaşıyoruz; modern uygarlık propaganda uygarlığı. Modern toplum aşırı dozda iletişime ve propagandaya maruz kalmış toplumdur. Propaganda yegane kültürel form; verimli, baştan çıkarıcı; propaganda insanları, grupları ve toplumları ikna yolunda atılmış çok etkili ve önemli bir adım. Çağdaş hayat propagandasız düşünülemez; propagandasız gündelik hayat uzun süredir imkansız. Bu yüzden modern kültürümüzün vazgeçilemezlerinden biri olan […]
» devamını okuElinizdeki çalışma romanın köklerini, gelişimini, tarihi roman kavramını ve tarihi roman anlayışlarının felsefi temellerini ele aldıktan sonra Batılılaşma hareketlerinin ve bu süreçteki tarihsel dönemlerin bir panoramasını sunan kapsamlı bir girişle başlıyor. Diğer bölümlerde sırasıyla Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluş Dönemi ile II. Abdülhamid ve İttihat Terakki, Kurtuluş Savaşı, Tek Partili Cumhuriyet ve Çok Partili Cumhuriyet dönemlerini yorumlayan […]
» devamını okuDoğa bilimlerinde olduğu gibi sosyal bilimlerde de paradigmalardan söz etmek mümkün müdür? Doğa bilimlerindeki devrimlerin sosyal bilimlerde de muadilleri var mıdır? Thomas Kuhn'un bilim yorumlarından ve açıklamasından sosyal bilimlerin payına düşen nedir? Elinizdeki kitap bu sorulardan hareketle her tür insani faaliyetin denetleyicisi ve modernitenin aklayıcısı konumuna yükseltilen, böylelikle aslında insan dışı / insan -üstü bir […]
» devamını okuFelsefeye merakınız, felsefi problemlere ilginiz mi var? Batı kültür tarihini, Avrupa'nın ikibinbeşyüz yıllık entelektüel serüvenini öğrenmek; günümüz dünyasını yaratan fikrî zemini tanımak mı istiyorsunuz? Bryan Magee'nni Batı'nın büyük filizoflarını anlatan Büyük Filozoflar adlı eseri, bütün bu amaçlara hizmet eden eşsiz bir felsefe tarihi niteliğinde. Hem popüler, hem alabildiğince teknik; bir yanıyla sistematik, bir yanıyla da […]
» devamını okuPaul Johnson'ın Entellektüeller'i, kendi ifadesiyle, 'insanlara işlerini nasıl görecekleri konusunda nasihat eden'; geleneğe, toplumun ahlaki ve manevi değerlerine kayıtsız kalan; mevcut siyasi ve iktisadi düzeni eleştiren; bunların yerine bireysel aklın ürünü olan felsefi, siyasi ve ahlaki sistemler öneren; topluma rehberlik iddiasında olan 'önde gelen belli başlı entellektüelleri' inceliyor. 'Orta Çağ'ın ruhban sınıflarından boşalan yeri dolduran […]
» devamını okuFelsefe nedir? Felsefe, birtakım görüşlerin körü körüne savunuculuğunu yapmak değil, doğru cevapları yaşayışımız üzerinde etkili birtakım soruları cevaplamaya yönelik düşünsel teşebbüstür. Buna göre felsefe çoğumuzun apaçık ve tartışılmasına gerek görmediği inançları tartışmaya açar. Genellikle 'hayatın anlamı' kapsamı içinde değerlendirilebilen sorularla, yani din, doğru ve yanlış, dış dünyanın mahiyeti, zihin, bilim, sanat ve benzeri diğer konularla […]
» devamını oku19. yy'ın ikinci yarısı ile 20.yy'ın ilk çeyreğini kapsayan bir zaman diliminde sadece Viyana çevresini değil dönem Avrupasını ve günümüzü de etkileyen felsefe, müzik, mimari, kültür, dil, etik ve politika tartışmalarını, bu alanlardaki ünlü/önemli isimlerin görüşlerini ve birbirleriyle ilişkilerini ele alan ve bütün bunların Wittgenstein'ın felsefesinin ve kişiliğinin oluşumunda nasıl ve ne yönde etkin olduğunu […]
» devamını okuEtik, bireysel ve sosyal yaşamın çok büyük bir hızla akıp değiştiği; yaşama tarzlarına layıkıyla ölçüp biçecek, onları gerektiğinde eleştiri süzgecinden geçirirken, gerektiğinde temellendirecek değer sistemleri ya en kötüsü yanlış bir temel üzerine inşa edilmiş oldukları ya da en hafifinden değişimin hızına ayak uyduramayıp kolayca yıkıldıkları için, ağır bir değer bunalımı içinde olan günümüzde tanımlanması herhalde […]
» devamını okuBerger ve Luckmann, bu kitapta, gerçekliğin sosyal inşasını temel olarak dışsallaştırma, nesnelleşme ve içselleştirme sosyal diyalektiği içerisinde kavramaktadır.Bireylerin, sosyal etkileşimle taşıdıkları sübjektif anlamları ve kendilerini dışsallaştırmalarıyla başlayan inşa süreci, faaliyetlerin rutinleşmesi ve tipleşmesini müteakip objektif bir karakter kazanmakta ve bir sonraki kuşak tarafından sosyalizasyon aracılığıyla içselleştirilmekte ve tam anlamıyla bir sosyal dünya oluşmaktadır.Şu üç momentin […]
» devamını okuBu incelemede yer alan, mai ve siyah'ta Ahmet Cemil hayalin mavisiyle gerçeğin siyahını, hayalleriyle gerçekleri barışık ve bağdaşlık tutmanın trajedisini yaşar; Kiralık Konak'ta Hakki Celis, geçmişin sağlam değerleriyle geleceğin özünü oluşturmak ister; Roman'da Falih Rıfkı, Anadolu'nun taşını toprağını milli kültürle yoğurmak ister; Sinekli Bakkal'da Halide Edip, Doğu-Batı sentezinin oluşturulmasında milli kültürün tayin ediciliğini vurgular; Madame […]
» devamını okuYeni Eleştiriğ Okulu'nun kurucusu Thomas Stearns Eliot'ın (1888-1965) geliştirdiği edebiyat teorisi, felsefede hümanizmin tecrübe doktrininden yararlanmış ve esasta klasik normları benimsemiş bir eleştiricinin sentezidir. Sanatta ve eleştiride objektifliğe, geleneğe, duygu ve akıl dengesine önem veren Eliot, edebiyatın tarih - kültür - medeniyet, dil, din, ahlak, müzik ve felsefe alanlarıyla (ve meseleleriyle) ilişkili olarak ele almakta […]
» devamını okuFreud ve Felsefe (1965) ile Yorumların Çatışması (1969) Ricoeur'ün hermenoytike ilgisini yansıtan kitaplardır. Yorum TeorisiNde ise bu iki metindeki görüşlerini işleyerek söylem olarak dil teorisini geliştirir. Bu kitapta söylem, olay ile anlam diyalektiği olarak tanımlanır. Olay olarak söylem, atıfta bulunur (bir şey hakkındadır) kendine atıfta bulunur (birisi tarafından söylenir), zamansaldır (belirli bir anda söylenir), ve […]
» devamını okuBelirsizlik, dilin 'ev halidir'. Belirsizlik, ihtimalleri hesaplanamaz hâle getirerek ve ezberimizi bozarak bu dünyayı istikrarsız kılar. Bu da karar verilemezliğe ve denetimsizlik duygusuna yol açar. İnsan belirsizlikle çatallanır ve insan artık 'yolunu kestiremez'. Bu durumda, ezberlediğimiz, elimizin altında bulunan ve defalarca sınanmış olan 'bilgi'lerden yararlanmak mümkün değildir. Belirsizlik, yol açtığı karar verilemezlik ve kestilimezlikle bir […]
» devamını okuTürkiye'de halk örs devlet çekiçtir. Yakın siyasi tarihimizin bir çekiçleme eylemleri serisinin tarihidir. Devlet için egemen siyaset yapma biçimi çekiçlemedir, devlet oy kullanmaz, çekiçler. Bu çekiç kritik durumlarda, kiriz ve buhran zamanlarında balyoza, siyaset yapmanın tarzı da balyozlama'ya dönüşür. Çekiçleme, sistemin teminatı olan kurumlar vasıtasıyla gerçekleşir, ordu, eskiden senato, valilik kurumu, Oniki Eylül'den sonra Anayasa […]
» devamını okuİmlasız, lisanımız düzelince, lisanımız da kafamız düzelince düzelecek, çünkü o da ancak onlar kadar bozuktur, fazla değil! Yahya Kemal Beyatlı Kitabın en önemli özelliklerinde biri de yazarın renki, yeri geldiğinde ironik, yeri geldiğinde ciddi ve adeta hüzünlü, zaman zaman çakırkeyif ve baştan sona akıcı üslubudur. Bu üslup, kaynağını hiç şüphesiz uyanık ve dakik bir şuurun […]
» devamını okuBizi misafir odasına alıyorlar ve burada zemini kaplayan Türkmen kilimleri üzerine oturuyoruz; bu arada dışarıda hava güzel olduğu için başka kilimler getirilerek dışardaki sekiye seriliyor. Kenarlara ince çizgili ipekten minderler yerleştiriliyor ve oturmanın çok zahmetli olması durumunda dirseklerimizin altına koymamız için bize yastıklar veriyorlar. Zaman zaman ahali bağdaş kurarak oturur, ancak dizlerin üzerine oturmanın daha […]
» devamını okuAvrupa tarihinde, düşünen zihnin tutkularını ateşlemek ve onu politik felaketlere sürüklemek konusunda 20. yüzyıldan daha başarılı olmuş başka bir yüzyıl yoktur. Komünizm ile faşizm doktrinleri, bütün barok değişimleri ile Marksizm, milliyetçilik, çoğu tiranlığa nefretten ilham almıştı, fakat zalim tiranlar ilham etmeye ve entelektüelleri kendi suçlarına köreltmeye muktedirdi. Bu eğilimleri, hem olayları hem de bu olaylara […]
» devamını okuİdeolojiler kendilerini, ideoloji olmadıklarını söyleyerek gizler, ideolojinin alamet-i farikası ideolojik olmadığını söylemesidir. İdeolojilerin sonu ideolojisini çağdaş dünyada ideolojilerin fonksiyonlarını yitirdiklerini ilan etmesine rağmen, ideolojiler insan ve toplum hayatında etkilerini sürdürüyorlar.İdeolojisiz bir dünya tasavvur edilemez; insanın kaderi, olsa olsa, ideolojilerle birlikte yaşamayı öğrenmek olabilir. Bunun içinse ideolojileri bilmek gerekir. Modern Politik İdeolojiler böyle bir ihtiyaca cevap […]
» devamını okuBatı Felsefesi Tarihi'nin gözden geçirilmiş bu yeni basımına eklenen değişiklikler, kitabın ilk yayınlandığından bu yana geçen onyedi yıl içerisinde felsefe tarihi, bizzat felsefi girişimin doğası ve felsefenin genel kültürde oynadığı rol hakkında öğrenmiş olduğum şeyleri yansıtıyor. Bunlar aynı zamanda bir ders kitabını yararlı kılan karakteristikler hakkında düşünülmüş bir çok şeyi de yansıtıyor. Gözden geçirilmiş bu […]
» devamını okuBatı Felsefesi Tarihi'nin gözden geçirilmiş bu yeni basımına eklenen değişiklikler, kitabın ilk yayınlandığından bu yana geçen onyedi yıl içerisinde felsefe tarihi, bizzat felsefi girişimin doğası ve felsefenin genel kültürde oynadığı rol hakkında öğrenmiş olduğum şeyleri yansıtıyor. Bunlar aynı zamanda bir ders kitabını yararlı kılan karakteristikler hakkında düşünülmüş bir çok şeyi de yansıtıyor. Gözden geçirilmiş bu […]
» devamını okuBir zamanlar Sağın ve Solun bir anlamı vardı. Ve Sağ ile Sol hiç bu kadar içiçe geçmemişti. Ulus devletin sonu ve globalleşmenin dayattğı en büyük tehlike olarak gördükleri AB üyeliğinin engellenmesini, bir İkinci Kurtuluş Savaşı hüviyetine sokan Kızıl Elma Koalisyonu bu uğurda, eskiden can düşmanı oldukları politik oluşumlarla ortak hareket edebilmekte, hatta aynı çatı altında […]
» devamını okuİçindekiler Sokrates Öncesi Felsefe Şiddet Yoluyla Eğitim Atomculuk Platon: Formlar Teorisi Platon: Özel Bilimler Aristoteles: Metafizik, Doğa Bilimi, Mantık Aristoteles: Ahlak, Politika, Sanat Klasik Dönemin Sonu Batı Felsefesi Tarihi 1. Klasik Düşünce 2. Ortaçağ Düşüncesi 3. Hobbes'tan Hume'a 4. Kant ve Ondokuzuncu Yüzyıl 5. Wittgenstein ve Sartre'a Yirminci Yüzyıl
» devamını okuİçindekiler Sokrates Öncesi Felsefe Şiddet Yoluyla Eğitim Atomculuk Platon: Formlar Teorisi Platon: Özel Bilimler Aristoteles: Metafizik, Doğa Bilimi, Mantık Aristoteles: Ahlak, Politika, Sanat Klasik Dönemin Sonu Batı Felsefesi Tarihi 1. Klasik Düşünce 2. Ortaçağ Düşüncesi 3. Hobbes'tan Hume'a 4. Kant ve Ondokuzuncu Yüzyıl 5. Wittgenstein ve Sartre'a Yirminci Yüzyıl
» devamını okuCarl Schmitt'e göre Devlet politik olanı tekelinde tutmayı sürdürdükçe devlet olma halini koruyabilir. Yani Devlet'in idesi, politik olana sahip olmasıdır. Politik birliğin en önemli niteliği, kendi içindeki farklılıkları aşabilen bir karar gücüne sahip olmasıdır. Böylesi bir karar gücüne sahip olan Devlet'tir. Politik olan devleti önceler ve devlet tekeline mahkumdur. Alman politik düşünce geleneği, sadece halkı […]
» devamını okuSadece insanların ve toplumların değil, kavramların da tarihi vardır. Bu anlamda, insanlıkla yaşıt nasıl yönetmeli veya yönetilmeli sorusuna yönelik cevaplardan biri olan Cumhuriyet kavramının da bu soruya verilmiş başka cevaplarla, başta Demokrasi ve muhtelif ideolojilerle ilişkili bir tarihi vardır. Elinizdeki kitap, çalışmanın teorik boyutunu karşılayan Cumhuriyet Paradigma ve Türkiye modeline karşılık gelen Paradigmatik Cumhuriyet adıyla, […]
» devamını okuBir yanda Platon, Aristoteles, Descartes, Locke, Kant, Husserl, Peirce, Russell, Carnap gibi sistematik filozoflar, diğer yanda James, Dewey, Wittgenstein, Davidson, Putnam, Quine, Sellars, Gadamer, Kuhn, Heidegger, Neitzsche, Freud, Derrida... gibi filozof kahramanlar; verdiği filozoflar kanonu aklınızı da sözünüzü de çelebilecek çeşitlilikte iken, kendi konumunu "pragmatist", "nominalist", "liberal ironist", "postmodern burjuva liberali", "indirgemeci olmayan fizikalist", "tarihselci", […]
» devamını okuTeknoloji güvenilmek ve itaat edilmek isteyen bir dosttur ki bir çok insan teknolojiye güvenmektedir ve boyun eğmektedir zira teknoloji gerçekten çok cömerttir. Fakat elbette bu dostluğun karanlık bir yanı vardır. Teknolojinin hediyeleri yüksek maliyetten masun değildir. En dramatik haliyle ifade edecek olursak, teknolojinin kontrol dışı büyümesi insanlığın hayati kaynaklarını yok etmektedir suçlamasında bulunabilir. Teknoloji, ahlaki […]
» devamını okuBu kitabın bir amacı, yeni bilimsel düşünceyi sunmak onun neresinin yeni olduğunu açıklamak ve ondan doğan başlıca fikirlerinin uygun bir taslağını çıkarmaktır. İzafiyet teoremi ve kuantum teoremi nedir? Onların ana kavramları nedir; ortak noktaları neledir? Kaos ve karmaşıklık teoremleriyle paylaştıkları hususlar nelerdir? Yeni zihin ilimi, yeni biyoloji, yeni kozmoloji nedir? Tüm bunlar ne çeşit bir […]
» devamını okuİkonoloji’nin Türkçe Tercümesine Önsöz Yirmi yıl önce İkonoloji (Iconology)’yi yayınladığımda, sonunda bir üçleme (Picture Theory [Resim Teorisi]ve What Do Pictures Want [Resimler Ne İster] 1994 ve 2005’de İkonoloji’nin devamı olarak yayınlandı) haline gelen bir metnin ilk cildi olabileceğini hiç düşünmemiştim. 1980’lerin ortalarında “görsel/vizüel kültür” ve bir “yeni sanat tarihi” gibi nosyonlar tevatürden başka bir şey […]
» devamını okuModern sanayi toplumunun doğası ve gelişimini anlamayı sağlayacak ve çağımızı kavramlaştıracak yeni bir teori geliştirmeyi amaçlayan, böylece bir yandan modern toplumu araştıracak bir yöntem geliştirecek ve öte yandan genel sosyal teorinin doğasını sorgulayacak temelleri ortaya koymaya çalışan Giddens, sosyal teorinin sistematik yeniden inşaya ihtiyacı olduğunu düşünür ve kendi deyimiyle toplumsal düşünceyi istila eden ‘mitler’i eleştirerek […]
» devamını okuAdının ima ettiği gibi, bu kitap yalnızca bilgi sosyolojisi ve sosyoloji ile ilgili bir kitap değil, sosyolojinin ve bilgi sosyolojisi, ne de bilgi sosyolojisi olmaksızın bilgi felsefesi var olabilir.Susan Hekman, sosyolojik bilgi felsefeye soğuk tavırz alıyşından uzak, Mannheim ile Gadamer arasında başka bir söyleyişle Mannheim'la "felsefi hermeneutik" arasında köprüler kurarak Gadamerci bir bilgi sosyolojisinin mümkün […]
» devamını okuPostmodernizm ve Sosyal Bilimler kolay anlaşılır, kuşatıcı; konuya ilgi duyanlar ve sosyal bilimlerde çalışan öğrenci ve akademisyenler için ilgi çekici bir kitap. Postmodernizm ve Sosyal Bilimler son zamanların Eleştirel Teori perspektifleri ile feminist ve postmodernist perspektiflerin sosyal bilimlerdeki standart geleneklere ve araştırma prolemlerine bütünüyle uygun düştüğü kabulünden yola çıkıyor. Postmodernizm literatürü o kadar geniş, çeşitli […]
» devamını okuŞimdiden bir klasik olan Metaforlar-Hayat, Anlam ve Dil, metafor anlayışımız ile onun dil ve zihindeki rolünü değiştirdi. Yazarlara göre metafor temel bir zihin mekanizmasıdır; bize sayısız başka şeyi kavramamızı sağlayacak fiziksel ve sosyal tecrübemiz konusunda bildiğimiz şeyleri kullanma imkanı veren bir mekanizma. En temel tecrübe anlayışlarımızı yapıya kavuşturdukları için metaforlar, hayatımızın olmazsa olmazlarıdır, Metaforlar algı […]
» devamını okuYorum, köken bakımından aracılık ilişkisinden, farklı dillerin konuşucuları arasındaki aracılık etme fonksiyonundan doğmuştur; yani, o kaynağında mütercimle ilgilidir ve daha sonra, anlaşılması zor metinlerin şifresinin çözülmesine dönüşmüştür. Ve dilin merkezi konumundaki aracılığının kendisini, önceden belirlenmiş anlamıyla felsefi bilince sunma yolunda yorum, felsefede anahtar bir konum elde etmiştir. Kavramın mesleki hayatı Nietzsche ile başlamış ve bütün […]
» devamını okuÜç Günlük Dünya Bir Günlük Hikaye bize bir diasporanın kurbanlarını anlatıyor. Kırım: kültürlerin ve etnisitelerin koparılamaz bir şekilde içiçe geçtiği pota; tarihin ve tabiatın kuçaklaştığı eşsiz bir ülke, bir mini Endülüs... Şarkısı henüz bestelenmemiş... Oçen Jalko, Kırırm Türkleri Diasporası' nın kurbanlarının hikayesi; diasporadan ve perestroikadan sonra Kırım ve Tatarları... Kurbanlar yıldızlardır; elinizdeki metin kuzey yıldızlarının […]
» devamını okuYunan düşünürlerinin kullandıkları terimler de kavramlar da, o zamandan bu yana, en belirlenimli olanının bile üzerinden tamamen sıyırıp atamayacağı binbeşyüz yıllık bir yan anlam yüküyle allanıp pullandı.
» devamını okuDışarı'ya penceresinden bakan Felsefe'nin evi: Mağara, Camera obscura.Felsefe'nin bir ''el''inin olduğu kadar bir de ''ev''inin olduğunu iddia edeceğiz. Platon, bir ''mağarası''nın olduğunu daha önceden haber vermişti; bu anlamda daha Platon ya da felsefe buı günlük inançların (opinions communs) ya da mağaranın dışına çıkmıştı. Mağara'yı bir mağara, bir Kapanma (cloture) olarak ancak onun dışına çıkmış biri […]
» devamını okuFelsefe öğrenmeye başlamanın en iyi yolunun doğrudan felsefi sorular üzerinde düşünmek olduğunu savunan Nagel, bu kitapta kendi yanıtlarını açıkça ifade etmiş olmasına karşın, bu temel soruları cevapları bakımından açık uçlu sorular olarak bırakarak, okuyucunun alternatif çözümleri gözden geçirmesini sağlıyor ve onu felsefenin özgün soruları üzerinde kandi başına düşünmeye cesaretlendiriyor. Sorgulayan zihinlere bir rehber olması bakımından […]
» devamını okuHeidegger üzerine şimdiye kadar yapılmış olan tartışmalardan elimizde kalanın ne olduğuna bakıldığında, bunun, yanıtlardan çok sorular olduğu ortadadır. Acaba Heidegger varlığın anlamını nihai bir şekilde belirlemek mi istemiştir; yoksa o böyle bir belirlemenin imkansızlığını mı göstermeye çalışmıştır? O "geç" dönem eserinde hakikat sorusunun ayırt edici boyutunu mu elde etmiştir; yoksa bu boyutu tamamen kayıp mı […]
» devamını oku"Yedi bölümlük bu deneme, pek çok bakımdan alışılmadık, hatta benzersiz bir kitaptır. Bu kadar genç bir yazarın tabu olmuş, neredeyse peygamber sayılmış ve bazı çevrelerce etrafına bir esrar perdesi çekilmiş bir adamı, hakkında söz etmemeye sanki yemin etmiş bir küçük sırdaşlar grubu dışında kişiliği bilinmeyen bir adamı, böylesine teşrih masasına yatırmış bir başka örnek yoktur. […]
» devamını okuSosyoloji “önceden-verili” bir nesneler evreniyle değil, aksine öznelerin aktif eylemleriyle inşa edilen veya üretilen bir evrenle ilgilidir. İnsanlar doğayı toplumsal olarak dönüştürüp insanileştirirken kendilerini de dönüştürmelerine rağmen, kuşkusuz zaten varoluşlarından bağımsız bir nesne dünyası olarak şekillenmiş olan doğa dünyasını üretmezler. İnsanların dünyayı dönüştürürken tarihi yaratmalarının ve böylece tarih içinde yaşamalarının nedeni, toplumun üretimi ve yeniden-üretiminin-daha […]
» devamını oku"İnsan daima zorunlu olarak tutkulara tabidir." Ethica'dan "... Eldeki bu kitabın yazarı, bir "Spinoza sarhoşu'dur. Evet bu çalışma, tarafsız değildir; değer yargılarından muaf değildir; cinsiyetsiz değildir; gayri şahsi bir dil ile yazılmıştır; soğuk kanlı değildir... Spinoza, benim için 'nesne' değildir; benim karşımda durmuyor; o benim için bir tutku ve böylece eldeki kitap, tutkulu bir dil […]
» devamını oku"Neden bu kitabın adı, "Dört Adalı? Aslında bunu çağrışımlarıyla düşünürsek, sanırım ad yerine oturur. Adalı olmak nedir? Bir adada yaşamaktır; yani "Ankara"dan uzak bir kara parçasında ve dört bir yanı denizler ile çevrili bir yerde yaşamaktadır. Bu anlamda, o, biraz 'Robinsonad'ı, bir adasal yaşama tarzının hikayesini hatırlatır. Ne yapar Robinson? Şimdi felsefeciler ile bir roman […]
» devamını okuZihin ile ilgili bu teleolojik anlayış, James'in felsefi sisteminde en önemli prensiplerden biridir ve düşüncesinde geniş çapta uzanımlara sahiptir. Gerçekten de bu kitapta göreceğimiz gibi, James felsefesinin tüm diğer bölümleri, zihin için yol gösterici bir ilke olan bu anlayıştan faydalanır. James, felsefeyi bizatihi insan gayelerine hizmet eden, ferdi enerji ve mizacın bir sonucu olarak ortaya […]
» devamını okuNietzsche'nin postmodern felsefi düşünceye etkisinin incelenmeye çalışıldığı bu metin, Nietzsche'nin düşüncelerinin postmodern düşünceyle birebir örtüştüğü iddiasında değildir. Bu anlamda genel olarak bir Nietzsche postmodernizm karşılaştırması ve buna bağlı olarak Nietzsche'nin postmodern bir filozof olup olmadığına ilişkin bir tartışma, çalışmamızın kapsamı dışındadır. Nietzsche'nin modernizmi ve modern felsefi düşünceyi 2500 yıllık metafizik düşünce geleneğinin bir devamı olarak […]
» devamını okuBugüne ait olmayan bir dönüşümkle, tarih dokümanın karşısında yorumunu değiştirdi: tarih ilk iş olarak dokümanı yorumlamaya, onun doğruyu söyleyip söylemediğini ve gerçek değerinin ne olduğunu belirlemeye değil, onu içerden işlemeye ve özümsemeye yönelir: tarih dokümanı organize eder, parçalara ayırır; dağıtır, sıraya sokar, farklı düzeylere ayırır; serileri oluşturur, unsurları tespit eder, birlikleri tanımlar, ilişkileri betimler. Doküman […]
» devamını oku"Felsefe"nin tarihlerine dahil etmenin bütünüyle doğru ve yerinde olduğuna hükmettikleri büyük şahsiyetlerden herhangi ikisi tarafından çok muhtemelen aynı şekilde tanımlanmayacak olması, onun tarihini yazmaya teşebbüs eden herkesin karşı karşıya kaldığı ilgin, ama, bize felsefenin doğasıyla ilgili olarak önemil ipuçları verdiği için, bir o kadar da önemli bir paradokstur. Gerçekten de, Batı'daki uzun ve değişken tarihi […]
» devamını okuİnsan Bilimlerine Prolegomena, genellikle sosyal bilimler, bazan kültür bilimleri diye anılan bilimlerin yerine metnin editörü ve çevirmeni H. Arslan “anlam bilimleri” denmesi önerisinde bulunuyor. Aristoteles insanın doğasının klâsik tanımını kurumlaştırmıştır; bu tanıma göre insan logos'a sahip canlı varlıktır. Batı geleneğinde bu tanım, insanın, animal rationale, yani düşünme kapasitesiyle diğer bütün hayvanlardan farklı rasyonel varlık olduğunu […]
» devamını okuNietzsche Batı metafizik düşünce geleneğinin sürekliliğinden hareketle, bir bütün olarak modernizmi Hristiyan ahlak anlayışının sekülerize olmuş şekli olarak görür. Modern devlet ve ideolojiler ise adeta, Hristiyan öte idealinin boş bıraktığı yere yerleşmiş ve modern insan için bir ideal fonksiyonu görmüşlerdir.Nietzsche Batı metafizik düşünce geleneğinin sürekliliğinden hareketle, bir bütün olarak modernizmi Hristiyan ahlak anlayışının sekülerize olmuş […]
» devamını okuAraştırmacılık argümanı kullanır, arguman retoriği, "Retorik" sadece süs veya manipülasyon ya da hile değildir. Antik anlamıyla retorik, ikna edici söylemdir. Matematiksel isbatlamadan edebiyat eleştirisine uzanan bütün konularda araştırmacılar retorik tarzda yazarlar; ancak nadiren bu olgu üzerine kafa yorarlar. En sık karşılaşılan durum, konuşma tonu ve şekilleriyle, ıskartaya çıkarılacakstile ilişkin diğer aygıtların bizi nasıl hataya ya […]
» devamını okuBu kitap, bir zihin değişiminin tarihsel kaydını yapıyor. Oraya koyduğu keşifler, bilimsel oldukları kadar şahsî keşiflerdir de. 1930'ların sonlarında ve 1940'ların başlarında matematik ve fizik eğitimi aldıktan sonra, İkinci dünya Savaşı'nın ardından Cambridge'de felsefeye geçtim; Modern bilimi - İlk devi Isaac Newton olan entelektüel akımı -ve descartes'ın başlattığı refleksiyon düşünme yöntemini, modern düşüncenin kurucu ilk […]
» devamını okuBöylece, hümanist metafizikten koptuktan sonra tarihsel diyaloga ve somut insani varoluşa dönerek, metafizik özne fikri üzerinde duran özgürlük anlayışını terkediyoruz. Bunun temelde gayri insani ve gerçekleştirilemez bir özgürlük anlayışını terketmek anlamına geldiği de vurguya değer bir husustur. Hümanist özgürlük anlayışı, onu gerçekleştirecek bir süper insanın gücünü gerektirir ve bu özgürlük gerçek, somut insani varlıkların güç […]
» devamını oku"Analitik felsefe terimi, yirminci yüzyılın başından itibaren, özellikle Anglo-sakson coğrafyada, değişik adlar altında olup tümü dilin analizine dayanan felsefi araştırmaları belirtmek için yaygın olarak kullanılmıştır. Analitik felsefe söz konusu olduğunda, daha ilk bakışta şaşırtıcı olan şey, amajların, ilgi alanlarının ve yöntemlerin çeşitliliğidir. Bununla birlikte akımların, kuramların ve uygulamaların çeşitliliği içinde bütün bu araştırmalar, "analitik felsefe" […]
» devamını okuŞurası kesin ki, etnik -olan ile estetik- olan arasındaki seçimi, akılsal temelin ortadan kaldırılması dışında Kant'ın ödev ile eğilim arasındaki seçiminin bir kopyası olarak görebiliriz. Ve daha genel olarak, Kierkegaard'ın bireyi, Cogito'suz Cartesian "Ben"i andırır. Bu benzerlik, Sartre'ın miras aldığı, Husserl'in açık Cartesianismi tarafından pekiştirilir. Sartrecı insan, akılsal ilk ilkelerin yerine kritersiz seçimlerin geçirilmesi koşuluyla, […]
» devamını okuMetafizik felsefesinin hiç kuşkusuz en temel, en önemli, hatta bazan felsefenin bizatihi kendisiyle özdeşleştirilen disiplinidir. Metafizik felsefenin kendisidir. Durum böyle olmakla birlikte, diğer taraftan metafizik aynı zamanda en az anlaşılan, en çok tartışılan, ne olduğu konusunda bile bir mutabakata varılamamış bir felsefe disiplinidir. Pozitivizm buldozeri altında kalmış dünyamız için metafizik "fizik ötesi"yle eş anlamlı bir […]
» devamını oku"Felsefe her şeyi olduğu gibi bırakır - kavramlar dışında. Ve bir kavrama sâhip olmak belli koşullarda belli biçimlerde davranmayı veya davranabilmeyi gerektirdiği için, ister mevcûd kavramları tadîl etmek, ister yeni kavramlar elde etmek isterse eski kavramları yok etmek sûretiyle olsun, kavramları değiştirmek davranışı değiştirmektir. Bu yüzden Sokrates'i ölüme mahkûm eden Atinalılar, 1966'da Hobbes'un Leviathan'ını mahkûm […]
» devamını okuSözlükte, kavramların yanı sıra, temel akımlara ve başlıca filozoflara ilişkin açıklayıcı maddeler de yer alıyor. Dil Felsefe Sözlüğü'nün felsefe öğrencileri ve okuyucuları kadar dil ve iletişim sorunlarına duyarlı okuyucular için de faydalı bir başvuru kaynağı olacağını umuyoruz.
» devamını oku"Hepimiz yeni bilimin ve teknolojinin muazzam başarısını biliyoruz ve hepimiz insanın gücünün muazzam artışına şahit olabiliriz. Ama belirtmek zorundayız ki, bilgelik ve iyilikte buna mukabil bir artış yoktur. Modern insan, önceki insandan daha iyi mi daha kötü mü olduğunu bilmediğimiz bir devdir.. Modern insan, kör bir devdir." Leo Strauss, "Progress or Return?" "Strauss, bir politika […]
» devamını okuSöylemeye bile gerek yoktur ki Michel Foucault yirminci yüzyılın ikinci yarısının en dikkate değer düşünürlerinden biridir. Foucault disiplinler arası sınırları aşan bir düşünürdür. Veli Urhan Michel Foucault ve Arkeolojik Çözümleme adlı bu titiz araştırmasıyla ülkemizdeki Foucault incelemelerine önemli bir katkıda bulunuyor.
» devamını okuBu kitap, daha önceki çalışmalarımdan olan Sosyal Teoride Merkezi Problemler ile mümkün en yakın konumda yer alır. Bir bütün olarak, söz konusu çalışmada geliştirilen düşüncelere müracaat eder; büyük ölçüde Merkezi Problemler'in birkaç sayfasının doğrudan genişletilmiş bir halidir. Soyut düzeyde Heidegger'in felsefesinden ve daha temel düzeyde modern coğrafyacıların yazılarından etkilenen bu çalışmada, zaman-mekan ilişkilerinin sosyal teorinin […]
» devamını okuPostmodernizm kültürel ve politik boyutlarıyla birlikte bir epistemoloji, bir metodoloji ve bir sosyal ontolojiyi içine alır. Postmodernizmin doğuşunu takiben toplum yeniden kavramlaştırılmalıdır. Bununla birlikte, boğucu ve baskıcı yoplumsal muhayyile bu değişmenin ürünü değildir. En azından, postmodernizmin sonucu olarak mümkün gerçekliklerin sayısı artmıştır". Post "izmleri öğrenmek boynumuzun borcudur. Entellektüel yeniliklere kendimiz adına açık olmalıyız. Yobazlığın alemi […]
» devamını okuDilin varoluşumuzdaki önemini ve "söylem"i yirminci yüzyıl keşfetti; yüzyılımız bir söylem ya da söylemler yüzyılı. Yüzyılımızın söylemi keşfinden sonra, sosyal bilimlerde ve hatta belki de doğa bilimlerinde bel bağlayabileceğimiz nihai varoluş tarzları yok artık; artık madde, gerçeklik, ideler dünyası, hayatın katı olguları, deney ve gözlem, akıl yok. Elinizdeki kitapta, Edibe Sözen "söylem" kavramını ve söyleme […]
» devamını okuWoolgar bu çalışmasında, yalnızca felsefede ve sosyal bilimlerde yaygın ortodoks özcü bilim, görüşünü eleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda bilimi nasıl anlamamız gerektiğine ilişkin yeni bir bakışın ipuçlarını da sunuyor.
» devamını okuDoğrusu, tabiat kanunu, sabit olmayan ve değişen bir iradeye değil, varlıkların ezeli dizilişine dayanmaktadır. Çünkü, kanaatimce varlıkların değişmez olan bir takım aslî özellikleri vardır ve bilinen yükümlülükler de buradaki zorunluluktan kaynaklanmaktadır; bu yükümlülüklerin olduklarından başka türlü olmaları imkansızdır. Bunun sebebi, tabiatı ya da daha doğru bir adlandırma ile Tanrının insanı olduğundan farklı yaratmıyor olması değildir. […]
» devamını okuTarihi ile başı dertte bir toplumun çocuklarının, tarihin ve tarihselliğin ısrarla önemini vurgulamış bulunan bir düşünme tarzının özgün metinlerine başvurmaktan başka alternatifi olabilir mi? Dilthey bu düşünme tarzının büyüklerinden biridir ve bu kitabın önemi buradan kaynaklanmaktadır.
» devamını okuBugün yürürlükte olan bir görüşe uygun olarak, insanın tinsel ve yaratıcı etkinliğinin gerçekleştirildiği alanı "kültür“ adıyla adlandıralım. Kültürleşmesi (cultivation) ve örgütlenmesi ile birlikte, bilimi kültürün bir parçası sayarız. Bu yüzden bilim, insanın takdir ettiği ve çeşitli güdülerden hareketle dikkatini yönelttiği değerler arasında bir rütbe kazanır. Ne var ki bilimi yalnızca bu kültürel anlamda aldığımız sürece […]
» devamını okuBiz tekniği, onun özüyle bağıntımızı aydınlığa çıkarmak için soruşturuyoruz. Modern tekniğin özü, bizim çerçeveleme dediğimiz şeyde kendisini gösterir. Fakat yalnızca buna işaret etmek, eğer yanıt vermek hakkında soru sorulan şeyin özüne tekabül anlamında karşılık vermek demekse, tekniğe ilişkin soruya hâlâ hiçbir şekilde yanıt vermek değildir. Şimdi bir adım daha ileri atıp çerçevelemenin kendisinin çerçeveleme olarak […]
» devamını okuEstetik söylem, modern burjuva kültürü içerisindeki insanî varoluş trajedisinin tam merkezinde bulunan bireysel kahramanın bir çıkış yolu bulabilmek için kendi kendisiyle hesaplaştığı iç-konuşmayı yansıtır. Bu anlamda estetik söylemin modern kültürün önemli bir bileşeni ve temel bir kurucu ögesi olduğu söylenebilir. Estetik yalnızca modern burjuva bireyinin kültürel trajedisini sadık bir şekilde yansıtmakla kalmaz, fakat bizzat bu […]
» devamını okuBir toplantıda, yayınlanmış bir eliştirisinden tanıdığım ve pek samimi olmadığım bir bayan meslektaşa, kitabımın coşku verici olduğundan sözetmiştim. Bana dönmüş ve şöyle demişti: "Ha, evet Tom, ama bana şimdi en büyük problemin, bilimin ne anlamda emprik olabileceğini göstermek, gibi geliyor." Çenem düşmüş ve biraz gevezelik etmiştim. De Gaulle'ün 1944'de Paris'e girişinden beri, bu sahne dışında […]
» devamını oku2026 © Tüm Hakları Saklıdır.